Kitap Okumaya Başlamak İstiyorum… Ama Nasıl?

Öncelikle herkese merhaba!
Yeni blog’umun ilk yazısı ne olmalı, diye kara kara düşünürken hakkında en çok bilgi ve fikir sahibi olduğum bir konuyla başlamamın daha hayırlı olacağı kanısına vardım.
O zaman… başlayalım!

Çeşitli nedenler yüzünden kitaplardan soğumuş olabilirsiniz, küçüklüğünüzde böyle bir alışkanlık edinmemiş olabilirsiniz, birkaç kez kitap okumayı denemiş, ama her seferinde duvara toslamış olabilirsiniz. Tüm bunları arkanızda bırakıp kitap okumaya başlamak istiyorsanız eğer, size birkaç tavsiyem olacak:

-Size verebileceğim en büyük, en değerli ve en işe yarayacak olan tavsiye şu: Kitapları bir hava atma aracı olarak görmeyin. Kitabı kendiniz için okuyun, bir ortama girmek veya bir kıza daha havalı gözükmek için değil. Şuna emin olabilirsiniz ki, dışarıdan bakıldığında hiç de havalı gözükmüyorsunuz beyler bayanlar! Aksine, karşımda öyle birisini gördüğümde aklıma gelen ilk düşünce “Iy, ne kadar da özenti.” oluyor.

-Kitapları boş vakitlerinizi geçirmek için bir araç olarak da görmeyin. Nasıl diş fırçalamak, yemek yemek, insanlarla konuşmak vb. bir ihtiyaçsa, kitap okumak da bir ihtiyaçtır. Nasıl derler ona, “Kitap ruhun gıdasıdır.”.

-Bu iki şeyi iyice benimsedikten sonra aslında işin daha kolay kısmına gelmiş bulunuyorsunuz. “Hangi türden hangi kitabı okuyacağım?”
Bunun cevabını bulabilecek tek kişi yine sizsiniz beyler bayanlar! İnsanın nasıl bir giyim tarzı, konuşma tarzı varsa, kitap okuma tarzı da vardır. Ve yine giyim ve konuşma tarzı gibi hangi türe daha yakın olduğunuzu da ancak okuyarak bulabilirsiniz.
Daha önce hiç kitap okumamış, veya çeşitli yollarla kitaplardan soğutulmuş, soğumuş biriyseniz daha sürükleyici kitaplar okumanızı tavsiye ederim. Kesinlikle kaçınmanız gereken türlerin başında ise felsefi kitaplar, distopyalar, denemeler, Sherlockumsu polisiye kitaplar ve klasikler geliyor kanımca.
İzlediğiniz filmlerden, dizilerden, konuşmayı sevdiğiniz konulardan, ve hatta hobilerinizden yola çıkarak hangi tür kitapları okuyabileceğinizi bulabilirsiniz. Ama yine de zorluk çekiyorsanız, bahsedeceğim bu kitaplara göz atabilirsiniz. (Serilerin tüm kitaplarını ve hangi sitelerden satın alabileceğinizi yazının en sonunda bulabilirsiniz.)

“Yunan tanrıları” denince akla gelen ilk serilerden birisi Rick Riordan’ın yazdığı “Percy Jackson ve Olimposlular” serisidir muhtemelen. Her ne kadar kitapçıları ziyaret ettiğinizde bu seriyi “çocuk kitapları” bölümünde bulsanız da sizi temin ederim ki çocuk kitabı olmakla uzaktan yakından alakası yok.
“Olimpos Kahramanları” serisi ise “Percy Jackson ve Olimposlular” serisinin devamı niteliğinde. PJO’da (Percy Jackson ve Olimposlular) okuduğumuz karakterlerin yanı sıra bir sürü yeni karakter de hayatımıza giriyor ve işler sarpa sarıyor. Her ne kadar son kitap beni pek tatmin etmemiş ve sinir krizleri geçirmeme yol açmış olsa da bu iki seri beni tekrardan kitap okumaya teşvik eden serilerdir. Gerek olay örgüleri, gerek karakterler, gerekse kitapların dili ve akıcılığı olsun, her yönüyle çok güzeldir kendileri. Şiddetle tavsiye ederim.
Pek popüler olmasa da (çok şükür!) sevdiğim serilerden birisi de Melez Sözleşmeleri’dir fakat bu seri olay örgüsü bakımından daha karmaşık olduğu ve seride Yunan Mitolojisi’ne bambaşka bir açıdan bakıldığı için ilk başlarda okumamanız gerekiyor, bence.

Eh, “asalar, büyücüler, cadılar” denince akla gelen ilk seri Harry Potter’dır büyük ihtimalle ama bu seri hayatımda okuduğum en karmaşık olay örgüsüne sahip. Öyle ki, seriyi ikince kez bitirdim ve bazı şeyler şimdi tam anlamıyla yerine oturdu. Ayrıca seride bir sürü yeni terimle karşılaşıyorsunuz. Örnek vermek gerekirse “Kapkaçırcılar, Cisimlenme, Septirme, Hortkuluklar, Yadigarlar…” Ayrıca büyü sayısı da oldukça fazla ve tamamına yakını (belki de tamamı, bu konuda pek bir bilgim yok) Latince ve isimler İngilizce olup, bir sürü de yeni terimle karşılaşınca apışıp kalıyoruz, kaba tabirle. Rowling, en saygı duyduğum ve alışveriş listesini bile okurum, dediğim yazarlardan ve böyle dememin en büyük nedeni ise kurgudaki üstün başarısı. Son kitapta okuduğumuz bir olayın ayak seslerini ilk kitapta duymaya başlıyoruz aslında ama bunu hissetmiyoruz. Çoğu olayda tahminlerimiz yanlış çıkıyor, “Peki şimdi ne olacak? Buradan nasıl kurtulacaklar? Bu ne anlama geliyor?” sorularıyla boğuşuyoruz seri boyunca. Ve her şey teker teker, insanı boğmayacak ve okuduğumuzda “Ah, evet, bu çok mantıklı!” diyeceğimiz şekilde sonuca bağlanıyor.
Harry Potter, kitap okuma alışkanlığı kazandıktan sonra okumanız gereken bir seri. Çünkü eğer kitap okumaya bu seri ile başlarsanız eminim ki sıkılıp bırakacaksınız veya bitirseniz de olayları pek kavrayamayacaksınız. 4. kitap ile birlikte kalınlıkları artıyor ve işler ciddi bir şekilde karışıyor. Dediğim gibi, bu seriyi okumak için biraz daha beklemelisiniz.

Kolay okunabilir olduğu kadar eğlenceli ve sürükleyici diğer iki seri ise “Hush Hush” (Becca Fitzpatrick) ve “Demir Periler” (Julie Kagawa). Fakat bu serilerin hiç sevmediğim bir yanı var ki o da işin içine çok fazla aşk unsurunun girmesi. Fantastik kitaplarda bu kadar çok romantizm olmaması gerektiğini düşünüyorum. Haliyle aşk üçgenleri ve vıcık vıcık diyaloglar, kitaplardan soğumama neden oluyor. Ama siz henüz neyi sevip neyi sevmediğinizi pek kestiremiyorsanız ve fantastik kitaplarla kitap okumaya başlamanın en iyisi olduğunu düşünüyorsanız bir göz atın derim.

Hazır kitaplardaki aşk unsurundan bahsetmişken, “young adult (genç yetişkin)”,”contemporary (modern, çağdaş)” ve “romance (aşk, romantizm)” türlerinden ortaya karışık birkaç tavsiye vereyim. “Soulmates”, Türkçe’ye çevrilmiş haliyle “Sen Benim Diğer Yarımsın” (Holly Bourne) okumanız gereken ilk kitaplardan birisi olabilir. Genele bakıldığında biraz klişe ama konu itibariyle kendini diğer genç yetişkin türündeki kitaplardan hemen ayırıyor. “Alaska’nın Peşinde” (John Green), “Geç Gelen Mutluluk” (Kristan Higgins), “Kanatlarını Arayan Melekler” (RaeAnne Thayne), “Aşk ve Çocuk” (Maeve Binchy), “Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk” (John Boyne) bu türde okuyabileceğiniz eserler.

“Hayır, benim okuyacağım eserlerin yaşanmışlık payları olması gerek!” diyorsanız “Yaban” (Yakup Kadri), “Bir Zamanlar Prensestim” (Jacqueline Pascarl), “Suskunlar” (Lorenzo Carcaterra) yine şiddetle tavsiye ettiğim eserlerden.

Bunların dışında polisiye okumak için John Vernon’ın “Aklından Bir Sayı Tut” eseri iyi bir başlangıç olabilir. Kısa ve öz anlatımların ilginizi çekeceğini düşünüyorsanız öykü türü tam size göredir, Mahir Ünsal Eriş’in “Olduğu Kadar Güzeldik” ve “Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde…” eserlerini okumanızı tavsiye ederim. Ayrıca Selim İleri’nin “Cumartesi Yalnızlığı” da başlangıç için yerinde bir seçenek olabilir.

-Idefix, Babil, Kitap Yurdu, D&R, Arkadaş, Pandora, Okuoku, İlk Nokta online kitap alışverişi yapabileceğiniz en bilindik sitelerdir.

-Percy Jackson ve Olimposlular serisinin kitapları:
Şimşek Hırsızı
Canavarlar Denizi
Titan’ın Laneti
Labirent Savaşı
Son Olimposlu

-Olimpos Kahramanları serisinin kitapları:
Kayıp Kahraman
Neptün’ün Oğlu
Athena’nın İşareti
Hades’in Evi
Olimpos’un Kanı
Ayrıca Percy Jackson ve Yunan Tanrıları, Melez Dosyaları ve Olimpos Kahramanları- Melez Günlükleri adıyla üç tane de yan kitap mevcut.

-Melez Sözleşmeleri serisinin kitapları:
Melez
Safkan
Tanrı
Apollyon
Avcı

-Harry Potter serisinin kitapları:
Felsefe Taşı
Sırlar Odası
Azkaban Tutsağı
Ateş Kadehi
Zümrüdüanka Yoldaşlığı
Melez Prens
Ölüm Yadigarları
Ve 31 Temmuz’da çıkacak olan “The Cursed Child”!

-Hush Hush serisinin kitapları:
Fısıltı
Çığlık
Sessizlik
Final

-Demir Periler serisinin kitapları:
Demir Kral
Demir Kız
Demir Kraliçe
Demir Şövalye
Demir Efsaneler